24 Şubat 2014 Pazartesi

UMUT ŞİMDİ ÖZLENEN


Soğuk bi boşluğun içinde kıvrılmış öylece duruyorum. Habersiz,sessiz. Öyle üşümüş ki içim nefes alınca ısınıyorum.Uyumamaya çalışıyorum çünkü biliyorum ki uyursam öleceğim. Zaten de ölümü hep uykunun içine saklamamış mıydık? En masumuydu işte, öyle kandırılıyorduk.Oysa ölüm masum ve sessiz değildi. Hırçındı, karşı konulmazdı.

 Ellerimi izliyorum devamlı, bileklerimi. Bence en güzelleri ellerimizdi. Dokunmaktı kısaca hissetmek. Sonra avuçlarımız,okşamaktı. Öpülmekti avuçlar, sevilmekti. Tırnaklarımız arzularımızdı.Parmaklarımız yazmaktı işte. Ruhumuzun izleriydi. Düşündüm sonra nasılda güzeldik biz ellerimizle.Umut kokuyorduk.Yaşamak gibi bir şeydi. Ama yaşamak farklı şeydi. Umut ettiğin şekilde yaşamak bambaşka.

 Umut şimdi hayattı işte. Benim de bir hayatım vardı.Bir umuttu ama aşk değildi. Beklemekti bunun adı.Bir sevdiceğim vardı uzaklarda.İçimdeydi ta derinlerde. Uzaktı fakat yakındı sanki. Kokusunu duyabiliyordum mesela. Ellerini öpebiliyordum, sarılabiliyordum. Her gün geleceği zamanı içimdeki çiçekleri soldurmadan bekliyordum. Bekliyordum.Bekliyordum...Onu ezberlemeye çalışıyordum saçlarında.Buna aşk diyemiyordum aşktan fazla bir şeydi bu. Umuttu işte.

 Şimdi sonbahardı .kitaplık, ıhlamurluk bi mevsimdi. Kitap okuyorduk birlikte, ıhlamur içiyorduk.Ellerimiz üşüyordu.Nefesiyle ısıtıyordu beni. Üzmüyordu mesela.Mutluyduk öylece.Nasılda seviyorduk birbirimizi ama.Sonu yokmuşçasına .Karanlığa inanmıyorduk bu yüzden.Umut varken karanlık neye yarar? Hani çok güzeldi böyle saçları,elleri,kokusu. Şımarabiliyorduk birlikte. Uzanabiliyordum onun dizlerine. Öyle lise aşıkları gibi bir şey değildi bu farklıydı, hepsinden güzeldi.
 Bitecek son bulacak bir şey de değildi bu.Yan yatmış sekizdi,huzurdu.Yazabiliyordum onu sayfalarca.Kucaklayabiliyordum onun kalbini, okşayabiliyordum.Filmlerdeki gibiydik aynı.Bağırarak şarkı söylerdik Eylül'de.Gül güzelimdi benim.Kalbimin ortasına bağdaş kurmuş mutluluğumdu.Kalbimin odacığıydı adeta. 

 Sonra bir gün avuçlarımı öptü ve bana rüyalara inanıp inanmadığımı sordu. Ben inanmıyorum dedim.Ve bir şimşek çaktı gözlerimde.Beynim soğudu böyle.Bedenimi hissettim.Yorgundum sanki.Bi gülücük sarıverdi dudaklarımı.Gözlerimi açtım,üşüyordum oysa.Rüya diyemezdim ki olanlara. Umut dedim bende umuttu işte.Ben öylece ölümün eşiğinde uyumamaya çalışırken nasıl da uyanabilmiştim o soğukta. Nasıl da kendime gelebilmiştim.Umut mu ayakta tutmuştu beni.Ne umuduydu ki bu?Oysa sevdiceğim beni seneler önce terk etmemiş miydi?Nerdeydim ben, kimdim? 
 Hücrelerimin kapana kıstığı küçük bir kanserdim.Yalnızdım, yapayalnız.Ve içimde küçücük bir umut kırıntısı yoktu. Ölüme hazırlanıyordum besbelli ve bir rüyayla daha da yalnızlaştım.Evimdeydim, o küçücük kulübemde.Üşüyordum, çünkü ölümü istiyordum.Fakat ölümü öpemedim..Peki bu bir şans mıydı? Ne yapmam gerekiyordu?Tanrı bana uyan dedi.Uyan ve geçmişine bir bak nasılda güzelsin.Ölüm seni bulacak sen onu değil.Üşüdüm işte daha da üşüdüm şimdi, titriyorum.Başım dönüyor, hayır uyumuyorum. Isınmak istiyorum. Üzerime bir şeyler almaya çalışıyorum ve duruyorum.Sonra diyorum ki sen bir yapraksın ve Eylül geldi.Hazırlan, ölüyorsun. Umut şimdi karanlık.Umut şimdi özlenen.

2 yorum: